22 Nisan 2014 - 09:39
Cemaat’e ‘Paralel’ Sorular

Bismihi Teâlâ 1-Cemaat, neredeyse CIA’nın organik yan kuruluşları olan ve “hoşgörü, sevgi, dinler arası diyalog” sloganları ile Amerika’nın yeşil kuşak projesine hizmet eden “Opus Dei Tarikatı” ve “Moon Tarikatı” ile ortak plan ve programlar yürütüyor mu? Cemaat’in“Dinler arası Diyalog ve Hoşgörü” adı altında Siyonizm’in hegemonyasını pekiştirmek ve yaymak için önce ABD, sonrasında 1991 ile 1994 yılında İstanbul ardından Riha’da “Opus Dei ve Moon Tarikatleri”ile birlikte toplantılar düzenlediği doğru mudur?

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- 2-Cemaat’in yurt dışı eğitim kurumlarında eğitim dili olan İngilizce derslerini ekseriyetle Amerikalı öğretmenlerin verdiği ve bu öğretmenlerin kırmızı (diplomatik) pasaport taşıdıkları doğru mudur? Eğer bu bilgi teyit ediliyorsa, “hoşgörü okulları”nda diplomatik pasaportlu Amerikan öğretmenleri ne tür bir eğitim öğretim faaliyetinde bulunuyor?

3-Cemaat’in kurum ve kuruluşları için “Samanyolu’ndan Feza’ya, Herkül’den Cosmos’a” kadar kullandığı isimleri belirlerken paralel davrandığı herhangi bir anlayış ya da yapı var mı? Bu isimler üzerinden bir algı ve anlayış inşa etme niyeti var mı? Bu isimlerle birilerine birliktelik mesajı sunulup bir paralellik vurgusu mu yapılıyor? Mesela Cemaat’in Amerika’da ki “Harmony Schools (Uyum Okulları), Amity Schools (Dostluk Okulları) ile cemaat’in resmi internet portalı olan Herkül.org isimlerinin dünyaca meşhur Mason Locaları “Harmony Masonic Lodge, Amity Masonic Lodge ve HERCULES Masonic Lodge” ile birebir aynı isimleri taşımasının mana ve amacı nedir?

4-Fethullah Gülen’in 9 Şubat 1998 günü Vatikan’ı ziyaret edip heyetler arası görüşmeler dışında bir de Papa II. Jean Paul ile baş başa görüşmesi ve ardından Papa’ya: “Pek muhterem Papa cenapları… Papalık Konseyi (PCID) misyonunun bir parçası olmak üzere burada bulunuyoruz” şeklinde ziyaretin amacını da ifade eden cümlelerin yer aldığı bir mektup sunması ile 21 Şubat 1998 günü Papa II. Jean Paul’un “yirmi yeni kardinal” ataması ve bu kardinallerden ikisinin “In Pectore” (yani kimliği Papa’nın göğsünde saklı gizli kardinal) olması arasında bir bağ var mıdır? Yoksa bu tamamen bir komplo teorisi midir?

5-Fethullah Gülen’in Amerika’da süresiz ikamet için “GreenCard/Yeşil Kart” alabilmesi için Amerikan İç işleri Bakanlığına; CIA Türkiye Masası Şefi Graham Fuller, CIA Analiz Bölümü Direktörü George Fidas, ABD eski Ankara Büyülelçisi MortonAbromowitz, ABD Rum Ortodoks Kilisesi Başpiskopos yardımcısı Aleksander Karlutos ve Katolik Teoloji Birliği Başkanı Rahip Donald Senior’un eman / güven mektubu verdikleri ve Fethullah Gülen’’in Amerika’da bu isimlerin şefaati ile yaşadığı doğru mudur?

6-Fethullah Gülen’in Cemaat’i yönettiği Pensilvanya’nın dünyanın çok farklı coğrafyalarından gelmiş farklı din adamı ve müntesiplerinin yaşadığı, Amerika’nın burayı bir laboratuvar ortamı olarak kullandığı, oluşturduğu ortamla özellikle Ortadoğu’da yürüttüğü “yeşil kuşak/ılımlı İslam” projesi için “dinler arası diyalog” çalışmalarına zemin oluşturmaya çalıştığı ve Amerika açısından Fethullah Gülen’in Pensilvanya’da ikamet ettirilişinin esas amacının bu olduğu doğru mudur?

7-Fethullah Gülen’in Pensilvanya’da yaşadığı malikânenin güvenliğinin FBI tarafından sağlandığı, Fethullah Gülen’i ziyaret etmek, görüşmek isteyen kişilerin CIA’nın güvenlik soruşturmasından sonra vize alabildikleri, Türkiye’den Fethullah Gülen’i ziyarete gidecek olanların pasaportlarına Amerika’nın İstanbul Başkonsolosluğu’nda “Visiting Fethullah Gülen Pennsylvania” damgası vurulduğu doğru mudur? Bu bilgi doğru ise Fethullah Gülen ile FBI ve CIA arasında ne tür bir ilişki vardır ki, gerek güvenliği ve gerekse ziyaretçi denetim ve kabulü bu kurumlar tarafından yapılmaktadır?

8-Fethullah Gülen ve Cemaat yetkinlerinin hayatları boyunca Gasıp Siyonist İsrail Rejimi aleyhine tek bir cümlelik kınama ya da eleştirel bir söz söylememelerinin; Cemaati’n “Sabataistlerin” yoğun olarak yaşadığı sosyal bir ortamda kurulmuş olması ile Fethullah Gülen’in çalışmalarına ve Amerika’da yaşaması için verdikleri yoğun destekle tanıdığımız ünlü Yahudi/Siyonist örgütler ADL (Anti-Defamation League) ve B'nai B'rith (İttifak Evlatları) ilişkisinin bir paralelliği var mıdır? 

9-Cemaat tarafından 10 Haziran 2005 tarihinde Moskova’da düzenlenen programda Kur’an-ı Kerim tilaveti ile aynı anda içki servisi yapılması ve yine Cemaat kuruluşu olan Belçika-Türk Dostluk ve Diyalog Derneği’nin Brüksel'in en büyük kiliselerinden olan Sean Jean Baptista kilisesinde31 Mart 2012 günü gerçekleştirdiği programda okunan ezanda "EşhedüenneMuhammedenresullullah" (Şehadet ederim ki Muhammet Allah'ın resulüdür) kısmının yer almaması ile Fethullah Gülen’in 9 Şubat 1998’de Papa II. Jean Paul’e sunduğu mektubunda söylediği: “Papa 6. Paul Cenapları tarafından başlatılan ve devam etmekte olan Dinler arası Diyalog için Papalık Konseyi (PCID) misyonunun bir parçası olmak üzere burada bulunuyoruz. Bu misyonun tahakkuk edişini görmeyi arzu ediyoruz. En aciz bir şekilde hatta biraz cüretle, bu pek kıymetli hizmetinizi icra etme yolunda en mütevazı yardımlarımızı sunmak için size geldik” sözleri arasında bir paralellik ve organik bir ilişki var mıdır?

10-“Hoşgörü ve diyalog” kelimelerini idol edinmiş ve hakikaten de; Amerika, İsrail, Avrupa, Hristiyanlık, Yahudilik, Budizm söz konusu olduğunda bu kavramları en uç noktasına kadar kuşanmaktan çekinmeyen Fethullah Gülen’in: Müslüman ve mazlum toplumların dostu olan İslam İnkılabı için; “zararlı olmuştur”, masum Ehl-i Beyt’in takipçiliği olan Şiilik için; “zihni bir mübalağadır”, ve komşu bir İslam ülkesi olan İran için; “dünya da İran karşıtı biri varsa o da benimdir” diyecek kadar mezhepçi ve milliyetçi cahili taassup, kin ve nefreti kuşanmasının amacı nedir? Bu kendisine tevdi edilen görevin gereği midir?

11-Türkiye ve Ortadoğu coğrafyasında Amerikan emperyalizmi ve Siyonist İsrail aleyhine olabilecek her tür faaliyeti “Acem oyunu”; antiemperyalist ve anti Siyonist fikirler taşıyan, söz söyleyen, kalem oynatan herkesi “Acem uşağı” olmakla itham edenler; “Amerika’ya dünyada ihtiyaç var. Amerika’ya düşman olmak doğru değildir. Amerika’nın bize burada bulunma hakkı vermesi bile büyük bir avantajdır. Amerika’dan izinsiz iş yapmak uygun değildir”diyerek, dünyanın dört bir yanında emperyalist Amerika ve onun yandaşları ile paralel iş tutarken kimin uşaklığını yapmaktadır?

Kemal Şükrü Sevindik / rasthaber

Ekler